Anasayfa / Dağarcık / Bilgi Demeti / Titanik’in Sırrı ve Gariplikler…

Titanik’in Sırrı ve Gariplikler…

Tarihin en ünlü gemisi Titanik, herkes tarafından bir deniz faciası ile tanınır, hâlbuki dev yolcu gemisinin ardında inanılmaz bir sır saklıdır.

Morgan Robertson 1861-1915 yılları arasında yaşamış Amerikalı hikâye ve roman yazarı.

Gençken denizcilik yaptı, sonra ise bir elmas eksperi oldu ve New York´da kuyumculuk yaptı. Sonra Kipling´in bir hikâyesini okudu ve yazar olmaya karar verdi.

1897 yılının bir kış gecesi 24. Caddedeki dairesinde yeni bir deniz hikâyesi yazmayı planladı.

Bu uzun bir hikâye olacaktı.

Hayâlinde dev bir yolcu gemisi vardı, asla batmayan bir gemi.

Bir aşk teması üzerine kurulu olan hikâyenin kahramanları bu dev gemiye binip, İngiltere´den ABD´ye gidiyorlardı ve aşk hikâyesi dünyanın en lüks gemisinde sürecekti. Ama hikâyenin hayali kahramanları beklenmedik bir sürprizle karşılaşacaklar ve bir deniz kazası, batmaz denen gemiyi okyanusun dibine yollayacaktı.

Robertson´un senaryosu buydu…

Oturup yazdı ve hikâyeye (kitabına) iki isim verdi;

“Futility” yani “Nafile” ve “Titan Kazası”.

Evet, yanlış okumadınız;

Titan… Robertson´un romanında “Titan”ın batış sahnesi ise şöyleydi:

“… Gözcü haykırdı;

“Buzdağı!”

Birinci subay, kaptana haber verdi ve derhal makine dairesine tornistan yani geri git emri verildi.

Fakat hızını kesmesi için zaman lâzımdı ve sisler arasında buzdağı yaklaşıyordu.

Aşağıdan ise orkestranın ve eğlenen insanların sesleri duyuluyordu. Kaptanla yardımcılarının çaresiz bakışları arasında buzdağı Titan´ın sancak tarafına çarptı.

Darbe hafifti hatta pek hissedilmedi, kaptan o anda ucuz atlattık diye düşünüyordu.

Ama birkaç dakika sonra gemi birden yan yattı, buzdağı asıl yarayı su kesiminin altında açmıştı, yara öldürücüydü, çünkü buzdağı Titan´ın bordasını jilet gibi keserek, parçalamıştı…”

Daha sonra Robertson hikâyeye; geminin hızla su aldığını, alarm verildiğini, filikaların indirilerek, önce kadınlar ve çocuklar bindirildiğini, yardım çağrıları yapılırken, Avrupa´nın en ünlü ve zengin ailelerinin mensupları birbirlerine ebediyen veda ederken, dev yolcu gemisi Titan’ın buzlu kutup sularına hızla gömüldüğünü anlatarak devam ediyordu…

Aradan 14 yıl geçti. Dünyanın en büyük ve lüks gemisi Titanik, İngiltere’nin Southampton limanından ABD’ye doğru denize açıldı…

Sonra, 1912 yılında 14 Nisan´ı, 15 Nisan´a bağlayan gecede sisler arasından bir buzdağı batmaz denilen Titanik’in katili oldu…

Robertson´un romanındaki batış sahnesi aynen gerçekleşti.

Sadece o kadar mı?

Bakın romanında daha neleri bilmişti;

  • Titan ve Titanik de aynı limandan (Southampton) yola çıktı.
  • Titan 248 metre, Titanik 252 metreydi.
  • Titan 70 000 ton, Titanik ise 66 000 tondu.
  • Her iki geminin de 3 pervanesi vardı.
  • Titan´a ve Titanik´e Avrupa´nın sayılı zenginleri ve ünlü aileleri binmişlerdi.
  • Titan, New Foundland yakınında bir buzdağına, Titanik de 14 yıl sonra aynı koordinatta, başka bir buzdağına çarparak okyanusa gömüldü.
  • Titan’da 24 filika Titanik´de ise 22 filika vardı.
  • Gerçek kazanın sonucunda Titanik´de 1513, Robertson’un romanındaki Titan´da ise 1500 kişi ölüyordu.
  • Her iki gemi de 3000 kişilikti ve Titanik´e 2224 kişi binmişti.
  • Hatta iki gemi de batarken orkestranın ilâhi çalmasına kadar aynı…

Morgan Robertson başarılı olamadı, kitabı satmadı, daha sonra yazdıkları da ilgi görmedi.

Bunalıma girerek, bir hastanede psikolojik tedavi gördü…

Kimse onu hatırlamadı ta ki 1980´lerde inanılmaz olaylarla ilgili araştırmalar yapılıncaya kadar…

 

Hakkında Sadri Haşimoğlu

Buna da bakabilirsiniz

Ağlayan Çocuk Tablosu Lanetli mi?

“Ağlayan Çocuk” Tablosu Lanetli mi? Dünyanın en ünlü tablolarından biri olan “Ağlayan Çocuk” hakkında garip …

Bir yanıt yazın