Anasayfa / Dağarcık / Bilgi Demeti / 11 Eylül Saldırısının Perde Arkası

11 Eylül Saldırısının Perde Arkası

big_9780085_0_311-305

MOSSAD’ın olaydan haberdar olduğunu ispatlayan ikiz kulelerde çalışan Yahudilerin 11 Eylülde sıfır kayıp vermesinin dışında CIA ve FBI’da bu olaydan haberdardı. Amerikan kongresinin oluşturduğu araştırma komisyonu CIA’nın en az 2 ay önce bu olaydan haberdar olduğunu açıkladı. Amerikan milli güvenlik görevlisi kongrede şu itirafta bulundu.
11 Eylülden 2 hafta önce şefimden ısrarla bu olayın zanlılarından birini tutuklamasını istedim, ancak her hangi bir karşılık alamadım. Bu yüzden MOSSAD, CIA ve FBI, 11 Eylül senaryosunu uygulayıp gizli amaçlarını gizlemek ve Müslümanları suçlamak için El-Kaide ve Holly Vood’un 2 oyuncusunu Bin Ladin ve El zevahiri rolünde kullanmış olma ihtimali oldukça yüksektir.
Nasıl oluyor da Pennsylvania’da kaçırılan bir uçak füze ile vuruluyor, ama New York gibi önemli bir kent hava savunma sisteminden yoksun oluyor?
Dış işleri bakanlığı önünde gerçekleşen patlama ve kaçırılan diğer 4 uçağın başına ne geldi? Neden bunca zaman geçmesine karşın CIA binasının çöküşü ve Beyaz Saray’da çıkan yangından söz edilmiyor?
Kuşkusuz CIA ve MOSSAD’daki tasarımcılar bu iki meseleyi yedekte tutmayı yeğledi, çünkü eğer ikiz kuleler projesi facia görüntüsünü oluşturmasaydı bu iki meseleden yararlanılacaktı. 5 yıllık bir süre içerisinde CIA, 6 başkan değiştirdikten sonra 1997’de Corc Tenet CIA başkanı oldu. İşte tam o sırada birden bire El-Kaide Amerikan karşıtı bir örgüt olarak gündeme geldi ve bazı saldırılardan sorumlu tutuldu. 7 yıl sonra Telnetle birlikte El-Kaideyi CIA tarafından takip etmekle görevlendirilen Maykel Şuer de istifa etti. Bunun dışında dünyada tüm telefon görüşmelerini dinlediğini iddia eden NSA veya bizzat her türlü terör, komplo, bombalı saldırı veya kargaşa çıkarmakta uzman olan CIA’nın bu olaydan haberdar olmadığı nasıl kabul edilebilir? 11 Eylül, dünya kamuoyunu kandırmak için uygulanan çirkin bir senaryonun ufak bir parçasıdır. Bazı ülkelerin güvenlik kurumları yayınladıkları kesin raporlarında 11 Eylül ile bazı Amerikalı tanınmış şahsiyetleri arasındaki ince bağları ifşa ettikten sonra Beyaz Saray’daki anlaşmazlık zirveye ulaştı, öyle ki bazı bakanlar aleni bir şekilde Bush’a karşı çıkarak gerektiğinde kendilerini bu tehlikeli oyundan çekmek için zemin hazırlamaya başladı.
İlkin, Amerika terörizmi yok etmek için her türlü şartlar altında istediği ülkeye saldırabilir diyen Maliye bakanı Poul Onil istifasından sonra şöyle bir itirafta bulundu. Bush, Saddam’ın devrilmesini 11 Eylülden önce planlamıştı! Evet, 11 Eylül Bin Ladin’in videokasetleri ile dünya kamuoyunu aldatmak için uygulanan çirkin bir senaryodur. Bu olay güvenlik açısından Perl Harbour ve psikolojik açıdan Halokast gibi tasarlandı ve abartma bakımından Perl Harbour kadar abartılırken Halokast kadar da yalan ve yapaydı. Ocak 2004’te 11 Eylül olayının kayıpları 2749 kişi olarak açıklandı ki tabi hepsi de Amerikalı değildi. Onlar Amerika’nın dünyaya musallat olması ve İsrail’in yok olmaması yolunda MOSSAD ve CIA kurbanı oldu. Eğer Amerikalılar bu cinayeti işlediyse uçaklar nasıl kaçırılmıştı? Uzmanlar uçuştan önce uçakların otomatik pilotunun kulelere doğru kilitlenmesi durumunda pilota ihtiyaç olmadığını belirtiyor. Dolayısıyla bu olayın gerçekleşmesi için uçağı kaçırmaya bile gerek yoktu ve bu yüzden El Kaide’nin müstahak etmiş olması tezi de geçerli olamaz. Belki bazıları CIA ve MOSSAD’ın bu olayı yarattığı düşüncesini mantıksız bulabilir, ancak eğer tarih sayfalarına bakacak olurlarsa 1963’te Kennedy’nin CIA ve 1995’te İzhak Rabin’in Likud partisi tarafından terör edildiğini göreceklerdir. Deyvidian tapınağının FBI tarafından havaya uçurulması, Oklahoma’da eski Pentagon askerince gerçekleşen patlama, Davud oteli patlaması, Filistin’den kaçan 200 Yahudi’yi taşıyan geminin infilak etmesi, İngilizlerin Kudüs karargâhı ve savaş gemilerinin 1939’da havaya uçurulmasa, Arjantin’de Amia olayı hepsi 11 Eylül hadisesine benzer olaylardır.
Neden Pentagon binası ikiz kuleler gibi alevlenmedi ve iddia edilen can kaybı sayısı açıklanmadı? Neden bir  kaç basit görüntü yayınlamakla yetinildi? İkiz kulelerin uçakların infilakından doğan ısı yüzünden demir yapının erimesi sonucu çöktüğü iddia edildi.
1- Eğer bu iddiayı kabul edecek olursak demek ki ısı üst katlardan temele ulaşmış ve kulelerin çökmesine sebep olmuştur.
OYSA ISI METALLERDE AŞAĞIDAN YUKARIYA DOĞRU YAYILIR.
big_9780510_0_280-316
Ayrıca, eğer ısı kulelerin çökmesine sebep olduysa, neden ilkin uçakların isabet ettiği katın üstündeki katlar (örneğin 106. kat) çökmedi ve tam tersine çökme olayı alt katlardan başladı?
Neden kuleler aşamalı çöküş yerine dağılmadı veya herhangi bir yöne eğilmedi veya yatay olarak çökmedi?
2-  Kuleler 30 yıl önce inşa edilmişti ve 21. yüzyıl için eski bir yapı sayılıyordu. Kongrenin izni ile yapılan araştırmada, kulelerin belediyenin izni ve denetimi olmaksızın inşa edildiği anlaşıldı. Bu durum Manhattan gibi önemli bir mahallede tamamen istisnadır.
3-  Diyelim ki Tri Misanın Pentagona füze isabet etti” tezi doğru değil. O zaman eğer uçağın isabet etmesi 110 katlı 2 kuleyi çökertebiliyorsa nasıl oluyor da benzer bir durumda Pentagon’un hatta tek bir kanadı bile çökmedi? Gerçi Amerika savunma bakanlığı isabet alan kanadın desteklendiğini ve daha önceden binanın bu kısmını onarmak istediğini iddia ediyor. Ancak bu itiraf bile Pentagon’un olaydan daha önce haberdar olduğunu gösteriyor.
4- Uçakların hızlı bir şekilde kulelere isabet etmesi çökmesinin sebebi olduğu iddiası da geçersizdir. Çünkü bu kuleler Atlantik’te esen şiddetli fırtınalara dayanacak şekilde tasarlanmıştı ve 30 yıllık yaşamı boyunca hiçbir titreşim bile yaşamamıştı. Daha da ilginç olan nokta, her uçağın iki kanadının toplam boyu, kulenin eninden daha azdır.
O zaman nasıl oldu da kuleler isabet aldıktan 30 dakika sonra birden bire kendi içinde çökmeye başladı?

Neden isabet alan ikinci kule birinci kuleden önce çöktü? Tüm bunlar kulelerin daha önce yerleştirilmiş patlayıcılarla çöktüğünü ispatlıyor.
5-   Diyelim ki kuleler uçakların isabet etmesi sonucu çöktü. Ancak kulelerin yakınında bulunan siyah binanın çökmesi nasıl izah edilebilir? Olay sırasında hazır bulunan itfaiye görevlileri şöyle diyor: Kulelerin giriş katlarının kapıları kapalıydı. İçeride kalan insanlar camlara vurup yardım istiyordu ve kulelerin çökmesinden önce bodrum katlarından patlama sesleri duyulmuştu. Tüm bu açıklamaları reddetsek bile nasıl dünyanın en yüksek kulelerinde acil çıkış yolu öngörülmemiş olabilir? Neden tüm kapılar kapalıydı ve asansörler çalışmıyordu ve insanlar kendilerini camlardan dışarı atıyordu?
Kurtarma operasyonu için yarım saat süre varken neden bir tek kişi bile kurtarılmadı? Paraguay’da bir markette çıkan yangında mağazanın sahibi malları yağmalanmasın diye kapıların kapatılmasını emretti ve yüzlerce kişinin ölümüne sebep oldu. Ama 11 Eylülde neden böyle yapıldı? Acaba daha fazla insanın telef olması ve mazlumiyet göstergesinin tamamlanması için mi? Tarih bu olayın benzer örnekleri ile doludur. Haziran 1967’de İsrail deniz altısı, ilkin Amerika’nın Liberty gemisinin telsizini vurduktan sonra bu gemiyi batırdı ve daha sonra olayı ifşa edebilecek hiçbir tanığın olmaması için kurtarma botlarını vurdu ve olayın failinin Araplar olduğunu iddia etti. Bu olayda daha da ilginç olan konu, hiçbir helikopterin gemide çıkan yangını söndürmek veya insanları kurtarmak için gelmezken birkaç helikopter olayı görüntülemekle meşguldü!.   big_9780464_0_350-223
11 Eylülle ilgili bir görüş de şöyle: CIA uçakların bilgisayarını kulelere çarpmaları için programladı ve isabet etmelerinden sonra halkın bu manzarayı görüntülemeleri için yarım saat bekledi, daha sonra önceden yerleştirilmiş patlayıcıları hızlı bir şekilde ve aşamalı olarak infilak ettirdi ve kulelerin çökmesini sağladı. CNN de kulelerin çöküş görüntülerinin hemen ardından 10 YIL ÖNCE ÇEKİLEN Filistinlilerin sevinç gösterilerini yayınladı. Daha sonra oyuncu Bin Ladin’in El-Cezire kanalında yayınlanan kaseti (ki CIA bu kasetin Bin Ladin olduğunu onayladı!)devreye girdi ve 11 Eylülü Müslümanların başına yıkarcasına El-Kaide’nin daha ileriki saldırılarını duyurdu. Bunun akabinde Bush İslam dünyasını haçlı savaşlarıyla tehdit etti ve… Gerçekte uçaklar kulelerin alt kısmına çarpması gerekiyordu, böylece çöküşlerin uçakların isabeti sonucu olduğu gerekçesi gerçekçi gözükecekti. Ancak bu durumda şimdiki efsanevi manzara ortaya çıkmayacaktı. Bu yüzden uçaklar üst katlara isabet etmişken alt katlardan çökme olayının başlaması, olayın alt katlarda yerleştirilen patlayıcı maddelerce gerçekleştiğini gün ışığına çıkarıyor.
Bush yönetimi 11 Eylül hadisesinden birçok getirim elde etti. Çünkü bu olay Bush’un tüm sorunlarını maskeledi, ancak Bush hiç bir zaman bu çıkarına değinmedi. Kulelerin çökmesinden zarar gören Amerika’nın tüm iktisadi kurumları zararlarını telafi ettiler, öyle ki Amerika’nın 2002 yılının ilk 4 ayında iktisadi büyüme oranı %5 e ulaştı . Amerika dünyaya musallat olmak ve büyük güçleri rekabet yerine işbirliğine zorlamak için dünyada kendi liderliğinde bir güvenlik sistemi oluşturmak zorundaydı ve 11 Eylül hadisesiyle bu fırsatı yakaladı. Günümüzde adam kaçırmak, bombalama ve terör olayları artık sıradan işler sayılırken bir yolcu uçağının 2 sivil binaya çarpması hiç yaşanmamıştı. Bu kanlı olay boyutları bakımından dünya üzerinde derin psikolojik etki yaptı, insanları kandırmayı başardı, devletleri Amerika ile işbirliğine zorladı ve Beyaz Sarayın eline bu tür olayların gerçekleşmemesi korkusundan kaynaklanan büyük bir koz verdi. Böylece Beyaz Saray kendi ürünü olan terörizmle mücadele bahanesiyle işlediği cinayetleri ört bas etme fırsatı elde etti.   Kaynaklar:
1)      Fiinancial times ock. 17,2002
2)      Washington Post- Ock. 17,2002
3)      Newyork times Sep.20.2002
4)      Newyork times, Nov. 6,2002
5)      Siyonizmin imajı, sayfa 27 ve 32
6)      Ekonomist, sep. 16,2002
Von Bülow 11 Eylülden Ötürü ABD Yönetimini Suçluyor:
Prison Planet.com 21 Nisanda, eski Alman parlamenteri, bakanı ve Alman istihbaratının eski şefi Andreas Von Bülow’la bir röportaj gerçekleştirdi. Geçtiğimiz günlerde Almanya’da DİE CIA und der 11 September: Internationaler Terror und die Rolle der Geheimdienste” adlı çok satan bir kitabı yayımlanmış bulunan Von Bülow röportajda ABD’nin büyük olasılıkla İran’a karşı bir askeri müdahale için- 11 Eylül benzeri bir sahte bayrak operasyonu gerçekleştirebileceğini belirtiyor. Aşağıda, 21 Nisanda yapılan bu röportajın geniş bir özetini sunuyorum.
Garbis Altınoğlu, 24 Nisan 2006
Eski Alman Bakan, 7 Numaralı Binanın 11 Eylül Saldırısı İçin Kullanıldığını Söyledi
Paul Joseph Watson ve Alex Jones/Prison Planet.com, 21 Nisan 2006
Bir dönemin Helmut Schmidt kabinesi üyesi, 25 yıllık Alman parlamenteri ve küresel istihbarat uzmanı Andreas Von Bülow, 11 Eylül saldırısının, Dünya Ticaret Merkezinin 7 Numaralı Binasını komuta bunkeri olarak kullanan ve daha sonra da suç kanıtlarını ortadan kaldırmak için yok eden ABD istihbarat aygıtının en üst kademeleri tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.
GCN Radyo Ağının The Alex Jones Show programına demeç veren Von Bülow, resmi öykünün baştan aşağı yanlış olması, bu işin içerden tezgâhlanmış olduğunu gösteriyor” dedi.
Von Bülow CIA’in elinde, hisse senedi piyasasındaki kuşkulu iniş-çıkışları anında izlemesine olanak veren özel yazılım programlarının varlığını anımsattı.
Eğer hisse senedi piyasası çok tuhaf hareketler sergilerse buna anında müdahale edilir; ellerinde çok sayıda teyp vardı ve avukatlar bu insanlara söz konusu teypleri yok etmelerini tavsiye ettiler. Bush yönetimi, tam bir savunma konumunda ve büyük olasılıkla yeni bir atak girişiminde bulunacaklar” diyen Von Bülow, askeri müdahale gündeminin dayatılması amacıyla yeni bir sahte bayrak terör saldırısının gerçekleştirilebileceğini belirtti.
Von Bülow, Bir tek yeni Pearl Harbor’un yeterli olacağını ummak isterdim; ama emin olamıyorum” dedi.
Von Bülow, adları belirtilen hava korsanlarının tartışmalı kimlikleri üzerine de bir yorum yaptı.
O, 19 hava korsanının adları hiçbir zaman resmi yolcu listelerinde yer almadı; şu ana kadar onların uçakların içinde bulunduklarına ilişkin bir kanıt çıkmadı ortaya” dedi.
Von Bülow sözde hava korsanlarının uçuş eğitmenlerinin, bu kişilerin, bırakın büyük ticari uçakları, Cessna uçaklarını bile uçuramayacaklarını söylediklerine de işaret etti.
Von Bülow binaların çöktüğünü ileri süren inandırıcı olmayan sava da değindi.
O, Kuleler serbest düşüş hızıyla yıkıldılar ki bu tümüyle olanaksız; bu binaların 8, 9, 10 saniye içinde çökmelerini açıklayan tava keki teorisi gülünçtür” dedi.
Von Bülow, 11 EYLÜL’DEN ÖNCE 2001 YILINDA YOLUNU ŞAŞIRAN 67 UÇAĞIN YOLLARININ BAŞARILI BİR BİÇİMDE KESİLDİĞİNİN, ANCAK O GÜN (YANİ 11 EYLÜL GÜNÜ-G. A.)
4 UÇAĞIN HİÇBİR ENGELLEMEYLE KARŞILAŞMAKSIZIN ROTALARINDAN BÜYÜK ÖLÇÜDE SAPTIKLARININ ALTINI ÇİZDİ.
(Dönemin New York belediye başkanı- G. A.) Rudolph Giuliani 7 Haziran 1999’da aynı zamanda
terörist saldırılara karşı koyabilmek ve onlarla başa çıkabilmek amacıyla Dünya Ticaret Merkezi Binasının 23. katında 13 milyon dolara mal olan bir İvedi Durum Komuta Merkezinin açılışını yapmıştı.
Von Bülow 7 Numaralı Binadaki kumanda merkezine göndermede bulundu ve oranın, yaşanan saldırıyı uçakları uzaktan denetim teknolojisi yardımıyla yönlendirerek gerçekleştirmek ve arkasından binayı içeriye doğru patlatarak suç sahnesini ortadan kaldırmak için ideal yer” olduğunu söyledi.
O, İki işlem vardı: birisi uçakları yönlendirmek, diğeri ise patlamaları gerçekleştirmekti” dedi. Saldırıyı tam olarak kimlerin gerçekleştirdiği sorusuna karşılık ise Von Bülow, bunu yapanların, Suudi Arabistan ve Pakistan gizli istihbarat servislerinin yardımını alan CIA içindeki çok küçük bir grup” olması gerektiğini belirtti.
Von Bülow görüşünü özetlerken, 11 Eylül olayının gerçekleştirilmesinin nedenlerinden birinin, ilerde –neoconların (=yeni-muhafazakârların) fazla güçlendiği ve jeopolitik kanatlarının kırpılması gerektiğini düşündükleri- Çin ile yaşanabilecek bir çatışmaya hazırlık olmak üzere Yakın ve Ortadoğu’da ABD askeri üsleri kurmak için gerekçe yaratmak olduğunu söyledi.
AÇIKLAYICI NOTLAR:
Von Bülow burada, 11 Eylülden önceki hafta içinde, 1 ve 2 Numaralı binalara çarpacak olan iki ABD havayolu şirketinin (United Airlines ve American Airlines) hisse senetlerinin aniden düşmesine ve yoğun bir spekülasyon konusu olmasına dikkat çekiyor. Diğer havayollarının hisse senetleri böylesi bir spekülasyona konu olmamıştı. Yani bazıları, bu iki şirketin uçaklarının bu eylemde kullanılacağını ve eylemin ardından bu şirketlerin hisse senetlerinin değerlerinin hızla düşeceğini önceden biliyordu. Bu spekülasyonu yapanların ve binlerce insanın ölümünden büyük servetler edinenlerin kimlikleri açıklanmayacaktı. Dahası, CIA ve diğer istihbarat örgütlerinin hisse senedi piyasasındaki ani değişmeleri Promis adlı gelişmiş bir yazılım programı aracılığıyla kesintisiz biçimde izledikleri ve böylesi ani değişmeleri bir
alarm işareti olarak algılamaları gerektiği, ama pratikte böyle davranmadıkları biliniyor.
Von Bülow burada, Japon askeri şifrelerini daha önceden çözmüş olan ABD askeri istihbaratının Japon hava kuvvetlerinin 7 Aralık 1941’de yaptığı baskını haber almış olmasına rağmen, bu baskına karşı hiçbir önlem almamasına ve bu nedenle çok sayıda ABD askeri personelinin ölmesine bilerek göz yummasına göndermede bulunuyor. Bunun nedeni ABD emperyalistlerinin Pearl Harbour baskınından yararlanarak, savaşa katılmaya karşı olan Amerikan kamuoyunun savaş-yanlısı bir havaya sokmak istemesiydi. Bu baskında çok sayıda ABD askerinin ölmesi ve ABD Pasifik filosunun ağır bir darbe yemesi, Amerikan kamuoyunu ayağa kaldırmaya yetecekti.  Dünya Ticaret Merkezi, uçakların çarptığı iki binanın (WTC1 ve WTC2) dışında beş bina daha içeriyordu.
3, 4, 5 ve 6 numaralı binalar uçakların çarptığı 1 ve 2 numaralı binalardan fırlayan enkaz parçalarından ötürü önemli ölçüde zarar görmelerine rağmen yıkılmadı. Ancak, 1 ve 2 numaralı binalardan bir blok ötede bulunan ve dünyadaki en gelişmiş İvedi Durum Komuta Merkezinin bulunduğu söylenen 7 numaralı bina, o günün akşamı saat 17.20 de, nedeni açıklanmayan bir patlama sonucunda tuhaf bir biçimde çöktü. 47 katlı bu sağlam binanın tüm fizik yasalarına aykırı olarak sadece 6.5 saniye içinde çöküp yerle bir olmasını, ABD hükümeti ve CIA yetkilileri pancake theory (=tava keki teorisi) denen saçma ve bilimdışı bir varsayımla açıklamaya çalışacaklardı. FEMA (=Federal İvedi Durum Yönetim Ajansı) ise, bir başka saçma görüş ileri sürecek ve sadece iki katında önemsiz yangınlar çıkan 7 Numaralı Binanın yangın sonucu çöktüğünü (!) ileri sürecekti. Burada Von Bülow, tüm ABD hava sahasını sürekli olarak gözetim altında tutan Federal Havacılık Yönetimiyle (FAA=Federal Aviation Administration) 24 saat kesintisiz temas halinde bulunan ABD Hava Kuvvetlerinin, 11 Eylül türü bir saldırıya karşı çok önceden hazırlanmış müdahale planları bulunmasına rağmen, eylemde kullanılan uçakların tam 1.5 saat süreyle rotalarının dışında uçmalarına karşı hiçbir eyleme geçmemesine göndermede bulunuyor. Kuşkusuz Von Bülow, 11 Eylül eylemini gerçekleştirenlerin sadece CIA içindeki çok küçük bir grup” olmadığını, olamayacağını, Pentagon/ ABD ordusunun ve ABD egemen sınıflarının ana gövdesinin onay ve bilgisi olmaksızın böyle bir adımın atılamayacağını çok iyi biliyor; ama tahmin edilebilecek nedenlerden ötürü suçu, ABD devlet aygıtının çok küçük” bir bölümünün, hem de Pentagon ve ABD ordusu dışındaki bir bölümünün üzerine yıkmayı tercih ediyor.
11 Eylül ile alakalı alman istihbaratının yaptığı araştırmalar ve bulgular var.

BAZI  ENTERESAN  NOKTALAR  VE  BUNLARIN OLUŞTURDUĞU SORU İŞARETLERİ:
*) Çelik konstrüksüyonu eriten sıcaklık olduğu iddia ediliyor ama teröristin pasaportu sapasağlam çıkıyor. *
) İkiz kulelerde çalışan 4000 Yahudi o gün işe gitmiyor, sadece 2si işe gidiyor ve hayatını kaybediyor
*) olaydan 8 saat sonra “kontrollü yıkım” ile CIA binası yıkılıyor. Kontrollü yıkım için en az 15 gün gerektiği biliniyor.
*) pentagonun uçak düştü denilen bölmesi o an tadilat altında, ölen olmuyor, kayıp yok.
*) pentagonun etrafındaki elektrik direkleri sapasağlam duruyor, oysa uçağın girdiği yer ilk kat ve çimlerde en ufak bir zarar yok. Boeing motoru olarak pentagonda sergilenen motor ise çift kişilik uçak motoru, Boeing motorunun 30 küsur kat ufağı.
*) uçakları teröristlerin 1aylık eğitimden sonra kullandığı iddia ediliyor, ancak 10 senelik bir pilotun bile ses hızında giden bir uçağı 63 metre enindeki bir hedefe tam ortadan sokmasının imkânsız olduğu vurgulanıyor.
*) Radyocular olaydan saatler evvelden itibaren ikiz kulelerden “uzaktan kumanda” sinyali alıyorlar ve kaydediliyor;                                                                                                                                                               *) bembeyaz olmuş zencilerle aklımızda kalan felakette, betonun o tarz şekilde parçalanamayacağını, yanma veya uçak benzini patlamasıyla çelik konstrüksüyonun erimeyeceğini, toz haline gelen beton ve eriyen çelik konstrüksüyonun kesinlikle bir bomba işi olduğu belirtiliyor.
*) ikinci uçak kuleye girdiği anda alakasız bir yerde (7. binada) başka bir patlama oluyor.

Fizik profesörü Steven Jones ve ikiz kulelerin çelik aksamı projesini yazan, onaylayan Kevin Ryan ancak alt katta yerleştirilmiş bombalarla binanın komple yıkılabileceğini savunuyor.
Eylül 2002 de PBS’da yayımlanan ABD’de yıkım endüstrisi’ belgeselinde bir binanın ayakları dibine nasıl yıkılabileceği anlatılıyordu. Bu tarz yıkım, ancak bombalarla veya bina hemen yıkılmak isteniyorsa veya aksiyon filmlerinde olabilir. Mesela Madrid’te bombalanan bina ancak 20 saat sonra yıkılabilmiş, hemen ayakları dibine çökmemiş.
Sheen’e göre Pentagonda çarpan uçak iddiası da hikâyeden ibaret. Devlet sırrı gerekçesiyle Pentagon, çakılma görüntülerini yayımlamadı. Pentagonda yakın Shreaton Oteli ve benzin istasyonu kameralarının yaptığı çekimlerin kamuoyunda yayılmasına izin verilmedi. İşin ilginç yanı uçağın verdiği zarar birdenbire yok oldu ve hiç bir iz kalmadı.
Sheen, Afganistan savaşının 11 Eylülden iki gün, Irak savaşının 2 yıl önce kararlaştırıldığına dikkat çekiyor. Bu tarihte 44 bin Amerikan ve 18 bin İngiliz askeri Tacikistan ve Özbekistan’da konuşlandırılmış. Ortadoğu ve Suudi Arabistan’da Amerikan üsleri takviye edilmiş.
Fizik profesörü Steven Jones, 11 Eylül saldırısında İkiz Kuleler’ in iki uçağın çarpması sonucu değil, kontrollü bir patlamayla yıkıldığını öne sürdü.
Brigham Üniversitesi uzmanı Jones, fiziğin temel kurallarını dikkate alarak İkiz kuleler ‘in yıkılışım videolar üzerinde inceledi.
ABD’li profesör,
“Kuleler birkaç saniyede oldukları yere yıkıldı. Uçakların çarpmasıyla yıkılmış olsalardı, sağa veya sola devrilmeleri gerekirdi. Yani temeline yerleştirilen patlayıcılarla çöktü. Bu saldırı içerden birisinin işi” dedi.
İşte iddialar:
* Kulelerin uçakların çarpmasıyla başlayan yangın yüzünden yıkıldığı söyleniyor. Ancak çelik temeller buharlaştı. Çelik 5 bin derecede buharlaşır. Uçakların yakıtı 4 dakika, binadaki mobilya ve döşemeler 20 dakika yandı. Bu sürede 5 bin derece ısı ortaya çıkmaz.
* Hiçbir çelik konstrüksiyon bina, yangında olduğu yere çökmedi.
Çelik sütunların erimesiyle binalar sağa-sola devrildi.
* Kuleler 6.6 saniyede çöktü. Bu kadar hızlı bir çöküş ancak kontrollü patlamada gerçekleşebilir.
* Uçaklar, 56’ıncı ve 80’inci katlara çarptı. Bina o katlarda başlayan yangından çökmüş olsaydı, yıkılma sırasında sağlam olan katların üst katları ‘tutması’ gerekirdi 9780513

 

 

 

Hakkında Admin

Buna da bakabilirsiniz

Uçuşun Sırları

Alelâde bir sinek nasıl düz olarak uçup da tavana ters bir şekilde ve fevkalâde mükemmel …

Bir cevap yazın