Anasayfa / Dağarcık / Bilgi Demeti / Yanlış Bilinen Atasözleri ve Doğruları

Yanlış Bilinen Atasözleri ve Doğruları

  1. “Güzele bakmak sevaptır” değil, “Güzel bakmak sevaptır” denilmelidir .
  2. “Göz var nizam var” değil, “Göz var izan var” dır.  (İzan: anlayış, anlama yeteneği. Nizam: düzen, kural)
  3. “Eşek hoşaftan ne anlar” değil, “Eşek hoş laftan ne anlar”.
  4. “Aptala malum olurmuş” değil, “Abdala malum olurmuş” demek gerekir. (Aptal: alık. Abdal: derviş)
  5. “Kısa kes aydın havası olsun” değil, “Kısa kes aydın abası olsun” dur. (Aba bir giysidir ve Aydın efesinin abası kısa ve dizleri açıktır.)
  6. “Saatler olsun” değil, “Sıhhatler olsun” dur. (Sıhhat: sağlık)
  7. “Su küçüğün söz büyüğün” değil, “Sus küçüğün söz büyüğün” dür.
  8. “Elinin körü” değil, “ölünün kûru” dur. (kûr: mezar, gömüt)
  9. “Sıfırı tüketmek” değil, “zafiri tüketmek” tir. (Zafir: soluk)
  10. “Enikonu” değil, “önü sonu” dur.
  11. Azimle sıçan betonu deler. Bilinenin aksine burada anlatılan bir eylem değil, sıçan hayvanıdır. Azimli sıçan mermeri deler bu sözün doğrusudur.
  12. Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz. Sözün gerçeğinde anne değil Bağdat yakınlarında bulunan Ane uçurumundan bahsetmektedir. Yar kelimesi de küçük uçurum anlamında kullanılmıştır.
  13. Ava giden avlanır. Burada anlatılmak istenen ava giden kişin av olabileceği değildir. Atasözünde tembellikten kaçınılmayı öğütlemekte ve sadece ava giden kişilerin avlanabileceği vurgulanmaktadır. Yani sadece ava gidenler avlanabilir evde oturup yatanlar değil.
  14. Fukaranın düşkünü beyaz giyer kış günü. Aslında sözün doğrusu zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günüdür. Ancak buradaki zürafa bizim bildiğimiz zürafa değil zarafetine önem veren kişi anlamındadır.
  15. ‘’Direk olay’’ sözü ‘’Dile kolay’’ şeklindedir.
  16. ‘’Su uyur düşman uyumaz’’ sözünün doğrusu ‘’Sü uyur düşman uyumaz’’dır. ‘sü’ eski dilde ‘asker’ anlamına gelir.
  17. Kutsal gecelerde birbirimize “Kandiliniz mübarek olsun.” mesajları çekeriz. Kandil, içinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracının adıdır. Eskiden kutsal gecelerde kandil yakıldığı için kutsal gecelere kandil gecesi denmeye başlanmıştır. Oysa kutsal gecenin adı neyse (kadir, berat, Regaip vs) o isimle kutlamak gerekir. “Kadir geceniz mübarek olsun” gibi. Aksi takdirde, “ kandiliniz mübarek olsun” sözü, “gaz lambanız ya da ampulünüz gibi ışık aracınız mübarek olsun” anlamına gelir.
  18. Bazen eski ve yeni kavramları birleştirerek söyleriz. Birçok kişi “Leyle-i kadir gecesi” der. Oysa “leyl” Arapça gece demektir “leyle-i kadir” kadir gecesi demektir. Bu nedenle leyle-i kadir gecesi olmaz. Ya kadir gecesi ya da leyle-i kadir denmesi gerekir. Türkçe kadir gecesi demek en doğrusudur.
  19. Kara sevda deyimini de sık kullanırız. Umutsuz güçlü aşklar için bu deyimi kullanırız. Oysa Arapça olan sevda ve esved sözcüklerinin Türkçe karşılığı karadır. Aynı kökten gelen müsveddeyi de karalama anlamında kullanırız. Kara sevda Türkçeleştirdiğimiz ama sözlük anlamı bakımından farklı olan bir deyimdir.
  20. Bazı sözcükler zamanla ses uyumuna ve kolay söylenişine göre farklılaşmışlardır. Arapça ikame ve kaime kelimeleri aynı kökten gelir. Yerine konan, yerine geçen anlamını taşır. Kaime baba (kayınbaba) baba yerine geçen, kaime anne (kaynana) anne yerine geçen, kaime birader (kayın birader) kardeş yerine geçen anlamını taşır. İngilizler kaynana için “mother in law” diyor yani yasal anne, kayın peder için ise “father in law” yani yasal baba. Biz yukarıdaki kelimeleri takısız kullanıp kaynanaya anne, kayın babaya da baba dediğimiz için çoğu zaman ana ve babaların hangisinden bahsedildiği konusunda iletişim bozuklukları doğuyor.
  21. Ölen yakınlar için “toprağı bol olsun.” deyimi kullanılır. Deyimin kökü çok eskilere dayanıyor. Kadim zamanlarda ölen kişiler kıymetli eşyalarıyla gömülürmüş. O eşyaları kullanıp mutlu olacakları var sayılırmış. Bu sefer mezar hırsızları çoğalmış. Bunun üzerine mezarların üzerine dağ gibi toprak yığarak hırsızlık önlenmek istenmiş. Anadolu’da bu tür toprak yığını olan yerlere höyük de denir. “Toprağı bolsun.” deyimi mezarın üzerinde toprak fazla olsun. Hırsızlar onun kıymetli eşyalarını çalamasın, ölmüş kişi de böylelikle mutlu olsun, anlamında kullanılmaktadır. Bizim kültürümüzde toprağı bol olsun denmez. Allah rahmet etsin denir ya da mekânı cennet olsun denir. Ama bilmeden bu deyim kullanılmaktadır.
  22. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Bu söz insanlar tarafından yalancının yalanı en kısa sürede anlaşılır diye yorumlanıyor. Bu yorum doğru olmakla birlikte eksik ve hatta yanlış. Zira bu sözün ortaya çıkışı şöyle imiş: eskiden yatsıyı kılmadan yatan bazı kişiler dışarıdan bakanlar yatsıyı kılıyor sansınlar diye yatmadan önce yatsının sonuna kadar yanacak bir mum yakarlarmış. Sözün aslı da buymuş.
  23. Haydan gelen huya gider. Bu söz de çok yanlış bilinen bir söz. Şöyle ki milletimiz bu sözü bedavadan gelen bir mal sonunda yok yere kaybolur şeklinde anlıyor. Ama aslı Hayy (Allah’ın bir ismi)’den gelen Hu(O yani Allah anlamında bir kelime)’ya gider anlamındadır.
  24. Başımız sağ olsun. Bu da hem yanlış anlaşılıyor hem de “başınız sağ olsun” şeklinde yanlış söyleniyor. Diyelim ki sapasağlam ve genç bir oğlunu kaybetmiş bir anneye “başın sağ olsun” demek “aman üzülme o öldü ama sen sağsın ya ona bak” demek değil midir? halbuki ki sözün aslı “başımız sağ olsun” yani “devletimiz var olsun” dur.
  25. Aslan yattığı yerden bellidir. Herkes bu sözü yatağın temizlenmesi anlamında anlıyor ama Allah için söyleyin aslan yattığı yeri temizler mi ki temizlik için aslan örnek gösteriliyor. Halbuki ki sözün asıl anlamı “bir aslanın aslan olduğunu belli etmesi için ayağa kalkıp kükremesine gerek yok. Yattığı yerde bile o aslandır.” şeklindedir.

 

 

Hakkında Admin

Buna da bakabilirsiniz

Eski Mısır’da Erkek Çocuk Sünneti

Karnak’taki Mut tapınağının kuzey doğu  çevre duvarı üzerine işlenmiş bir sünnet ritüelinin gerçekleşme sahnesi ile …

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: