Kırgızlar’da Aile Yapısı

 

Hiyerarşik Aile Yapısı
Kırgız göçebe kültüründe aile yapısı ciddi bir hiyerarşik yapıya sahip, otoritenin kimde olduğu her daim belli. Dolayısıyla ataerkil bir hakimiyet söz konusu ve genellikle aynı hanede üç nesil bir arada yaşıyor.

Aksakal denilen ailenin yaşça büyük kişilerinin en büyük eşi de evdeki işlerden sorumlu en üst dizeydeki kişi kabul ediliyor. Özellikle Aksakallar için akşam yemekleri çok önemli hatta hiyerarşilerini görebileceğimiz bir oturma düzenine bile sahipler. Mesela ailenin başı akşam yemeklerinde en onurlu kabul edilen yere otururken, erkek çocukları yaşlarına göre onun sağ tarafına, en büyük eşi sol tarafına ve gelinleri de kocalarının öncelik sırasına göre en büyük eşin yanına oturuyor. Ayrıca bu sıralamada Aksakal’ın en genç eşi de yemek dağıtımını ve yönlendirmesini yapıyor.

Çokeşlilik
Ailelerde poligami yani çokeşlilik alışıldık bir konu. Bazı bölgelerde daha yaygınken, bazılarında daha az yaygın. Kırgızlar ekonomik sebeplerle başta Rusya olmak üzere sıkça yurt dışında çalışmaya gidiyorlar. Gidenin gittiği yerde başka bir aile kurup, Kırgızstan’daki ailesine para yollaması oldukça olağan bir durum. Tabi Kırgızistan’da kalanlar da kendilerine yeni bir aile kuruyorlar ama finansal bağlar devam ediyor, özellikle de ortak çocuk varsa.

Ata Verilen Değer
Onlar için bir buzağının, tayın veya kuzunun doğumu en az bir çocuğun doğumu kadar büyük bir önem taşıyor. Kırgız kültüründe at çok büyük yer taşıyor. Sırf at tasvir etmek için kullanılan kelimeler var. Mesela atların renklerini anlatmak için günlük hayatta kullanılan kelimeler yerine atlara özel renk isimleri kullanılıyor. (Sarı kediye sarman demek gibi) Atın her yaşının bir simi var: 0 – 1 yaş arası at kulun,  1 – 2 arası tay,  2 – 3 arası kunan, 3 – 4 arası bıştı (yani “pişti”, yetişkinliğe erdi).

Aşiret Düzeni
Ayrıca Kırgızlar için kabileler ve klanlar büyük role sahip çünkü onlar günlük yaşamda koruma ve destek rollerini üstlenen temeli sağlıyorlar. Örnek verecek olursak; zengin ailelerin yoksul akrabalarına yardım amaçlı hayvancılık yapması bekleniyor ki bu şekilde geçimleri sağlanabilsin, düğün yapabilsinler gibi.

Kısacası geleneksel bir Kırgız ailesi, ihtiyaç duydukları her şeyi kendilerinin, aile bireylerinin birleşerek oluşturduğu, ürettiği minimal düzeyde bir hayat yaşıyor. Neslin ve Geleneklerin Devamı İçin Çocukların Önemi

Hamilelerin El üstünde Tutulması
Kırgızlar için çocuklar oldukça önemli çünkü onlar için genç nesil, sahip olunan kültürün ve değerlerin devam ettiricisi niteliğinde. Halklarının ölümsüzlüğünün simgesi olarak çocukları görüyorlar. Bu yüzden hamile kadınlar çocuğunu doğurana kadar toplum içinde özel bir statüye sahip olmuş oluyor. Yapılacak günlük işlerdeki her türlü ağır ve yorucu işten uzak tutuluyor, köyden tek başına çıkması yasaklanarak kötü ruhlardan korunması için büyüler ve muskalar yapılıyor. İnanışlarına göre kötü ruhların yaşadıkları çadırdan uzak durması için çadırda sürekli ateş yakıp, hamile kadının üstüne muskalar asıp, yattığı yere içi dolu silahlar asıyorlar. Bütün bunlardan anlayacağınız gibi bebek onlar için baya baya önemli. Doğduğunda da gelenekleri gereğince bebeğe ilk yemeği olarak eritilmiş inek yağı içirip, ilk giysisi saygın ve yaşlı bir adamın gömleğinden ve çok çocuk doğurmuş bir kadının iç çamaşırından dikilirdi. Bunlar da bebeğin sağlıklı, uzun ve mutlu bir hayat yaşaması inancıyla yapılıyormuş.

İsim Koyma Ritueli
Bebeğin doğumuyla ailenin düzenlediği bir takım törenler yapılır, çeşitli etkinliklerin olduğu ziyafetler düzenleniyor. Bebeğe ad koyma töreni yapılıp bu törene de en saygın ve yaşça büyük olan kişiler çağrılıyor. Bütün bu güzelliklerin yanında bebeğe kadın tarafından isim verilemez oluşu oldukça ataerkil bir özellik. Bunu ancak aksakallar ve bebeği ilk gören kişiler yapabiliyormuş. Hatta ad koyma o kadar önemli bir durum ki onlar için bebeğe isim verirken adın ona uygun olması için önce bebeği baya bir inceliyorlarmış.

Beşikte İlk Uyku Töreni
Her şeyde tören var bebeği yatırırken yok mu? Tabii ki ona da var. Bebeğin ilk kez beşiğine yatırılacağı gün Beşik Töreni düzenleniyormuş, yaşlı bir kadın tarafından geleneksel bir ninni eşliğinde beşiğine yatırılıyormuş bebek. Onun da kötü ruhlardan korunması için beşiğine çeşitli boncuklar ve muskalar asılıyormuş. Bunun gibi daha birçok tören ve inançlarına göre yaptıkları şeyler mevcut. Anlayacağınız gibi bebek ve onun korunması oldukça hassasiyet gösterdikleri bir konu.

Kırgızlar’da Evlilik ve Düğün Törenleri
Her toplumda olduğu gibi tabii ki Kırgız toplumunda da evlilik çok önemli. Evlilik onlar için de sorumluluk gerektiren ve ciddi bir kurum. Evlilikler en ideal olan iki gencin birbirini sevmesiyle, görücü usulüyle, beşik kertmesi usulüyle hatta ve hatta kız kaçırma ile gerçekleşebiliyor.

2012 yılına kadar devlet en eski geleneklerden biri olan kız kaçırmanın önüne yasal olarak herhangi bir engel koymuyordu hatta tamamen serbest kılıyordu. Yani bu demek oluyor ki sokakta yürürken bir kız kaçırıldığında kızın rızası olsun veya olmasın kendisini kaçıran kişi ile evlenmek zorunda kalıyordu. Açıkça insan haklarına aykırı olan bu geleneğin devlet şimdilerde yasaklarla  ve 7 ile 10 yıl arasında değişen ağır hapis cezalarıyla önüne geçmeye çalışıyor ama yine de ülkenin her yerinde yılda 10 bine varan vakalar yaşanmaya devam ediyor.

Beşik Kertmesi
Bununla birlikte hepimizin bildiği beşik kertmesi olayı Kırgız kültüründe oldukça yaygın durumda. Daha doğmamış bebekleri veya küçük çocukları beşik kertmesi yaparak aileler dünür oluyor. Sonra törenler yapılarak sonsuza kadar akraba olacaklarına sözler veriyorlar.

Ölen Kocanın Abisi İle Evlenme
Başka bir evlilik yolu olan ve tüm konargöçer yaşayan Türklerde olduğu gibi kocası ölen dul kadının, kocasının abisi ile evlenmesi geleneği burada da var. Çünkü yine onlara göre aile göçebe bir hayat yaşandığından kadının yalnız yaşaması; işlerin zorluğundan, yaşam şartlarının gerekliliğinden gibi sebeplerle imkansız hele ki çocukları da varsa.

Kız İsteme
Kırgızlar için de evlilik süreci bizdeki gibi kızı istemeyle başlıyor. Kızı istemeye gelindiğinde gelinin müstakbel kayınvalidesi müstakbel gelinine altın bir çift küpe takar. Bu nişan anlamına gelir. Kırgızistan geleneklerine göre önce en büyük erkek kardeş evlenir. Daha sonra diğer kardeşlere sıra gelir.

Başlık Parası
Kırgızların kültüründe evlilik için olmazsa olmaz şey başlık parası. Buna kalim deniyor. Hatta eskiden başlık parası miktarı o kadar yüksekmiş ki bu yüzden evlenemeyenler bile olmuş. Bu miktar ailenin sahip olduğu mal varlığına ve hayvanlarına göre değişiklik gösteriyor, esas olarak da hayvanlardan oluşuyor. Genellikle kuzu, at, sığır gibi başlıklar düğün günü kesilip misafirlere ikram ediliyor. Nakit para da yeni evlilerin ev eşyalarına veriliyor.

Baba Evinden Uçuş
Geleneksel bir Kırgız düğününde, en önemli kısım kızı ailesinin evinden alma kısmı. Gelinin kayınvalidesi ve görümceleri tarafından beyaz bir yurt çadırı kuruluyor. Gelin baba evinden bu çadıra geçiyor. Kırgızistan’da evlenmemiş kızlar saçlarını iki yandan ördüklerinden, gelinin saçları açılıyor. Bu arada halk türküleri söyleniyor. Gelinin çeziyi de bu esnada evden çıkıyor. İşte damat tarafı gelini bu çadırdan almaya geliyor. Geliş yoluna “arkan” denilen bir ip çekiliyor ve damattan şarkılar ve şakalar eşliğinde bir nevi fidye isteniyor. Gelini uğurlarken kız tarafı yine ağıtlar yakıyor çünkü Kırgızlar’ın inancına göre evlenen kız artık baba evini geri dönmemek üzere terk etmiş sayılıyor ve başkasına ait kabul ediliyor. Bu noktada tahmin edersiniz ki gelinin ağlaması makbul.

Damatlık & Gelinlik
Damat geleneksel öğelerle işlenmiş bir takım giyiyor kafasına da yünden yapılma bir kalpak takıyor. Ucunda duvak olan koni biçimli bir takke takan gelin, geleneksel gelinliğini giyer. Tabi bu çok geleneksel Kırgız düğünlerinde hala geçerli olan bir şey. Artık çoğu düğünde batı tarzı gelinlik ve damatlıklar tercih ediliyor.   Tüm seremoniler bittikten sonra damadın ailesi, gelinin başına bir eşarp bağlıyor. Bu evlenen kadınların taktığı bir eşarp.

Düğün Sofrası
Geleneksel bir Kırgız düğününde, menüde genellikle kuzu çevirme ve pilav ağırlıklı yemekler mutlaka oluyor.

Eve Çıkmak
Normalde yeni evli çift, kendi evlerine geçene kadar damadın evinde yaşıyor. Eğer ki damat evin tek erkeği ise veya en küçük erkeğiyse çift yaşlılara bakmakla yükümlü olduklarından evden hiç ayrılmıyorlar.

Kız Tarafının Ailesi
İlk zamanlarda ha deyince yeni gelinin ailesini görmesine izin de yok. Ta ki topluca yeni bir ziyaret ayarlanana kadar. Tabi ki eller boş gidilmiyor ve gelinin annesine bir inek götürülüyor. Daha sonra yeni gelin kendi evinde ilk yemekli davetini veriyor. Bu onun ailenin eşit bir üyesi olduğunun göstergesi olarak kabul ediliyor.

 

Hakkında Oltulu

Bunu da okuyabilirsiniz

Türeyiş Destanı

Eski Hun beylerinden birinin çok güzel iki kızı vardı. Bu bey kızları ile ancak Tanrıların …

Bir cevap yazın